Anasayfa

 gt="" nbsp="" span="">   

<" value="high" />

 

 

Yabancılar arasında Türk Kılıcı, halk arasında Kulaklı olarak da bilinir. Kılıcın ağırlık merkezi, kılıç yapımında Türk eğrisi olarak bilinen açısı ve ideal vuruş şekli diğer kılıçlardan farklı olduğu için kullanımı zordur. Ama iyi kullanan birinin elinde tahrip ve keski gücü, çağdaşı kılıçlardan çok yüksektir. Sırplar arasında da 19. yüzyılda ulusal kılıç haline gelmiştir.

Yatağanlar, herhangi bir kılıcın savunma ve saldırı görevini yapmakla beraber biçim, yapı ve ölçü yönünden birçok farklılık taşır. Beyaz veya siyah kemik, fildişi, ahşap ya da boynuzdan yapılan kabzanın baş kısmı iki geniş kulak şeklinde sağa ve sola ayrılır. Bunlar yatağanın hamle sırasında elden çıkmasını önledikleri gibi silaha ayrı bir estetik görünüm verir. Bu görünüm nedeniyle halk arasında Kulaklı diye adlandırılır.

Namlunun eğimine paralel eğim yapan kabza başı hafifçe içeri kıvrılarak tutulduğunda eli kavrayan bir tırnak meydana getirir, balçak bulunmazdı. Bir “Y” harfi meydana getiren kabza enli ve kalın bir metal bilezik altında namlu ile birleşir, namlu kabza içinde baş kısma kadar uzanırdı. Yatağanlarda namlu bildik kılıçlara göre daha kısa olur ve onların aksine iç bükey kenar keskin, dış bükey kenar düz olurdu. Dışbükey kenarda genellikle demir, keskin olan iç kenarda ise çelik kullanılırdı. En önemli özelliği, palalarda olduğu gibi eğimin uzun olan kenarının değil aşağı bakan ters kısmının keskin olmasıdır.

 


  Üretimimizde bir çok avbıçağı mevcut olduğu gibi özel sipariş olarakta imkanlarımız dahilinde üretim yapmaktayız.

 


 

  

Yatağan Palası dövülerek kendine has şeklini almaktadır.

 


 

  

Ayrıca ürünlerimize  özel işlemeler yapmaktayız.

 


 


4034 paslanmaz çelik tamamen el işçiliği

4034 paslanmaz çelik tamamen el işçiliği

4034 paslanmaz çelik tamamen el işçiliği

4034 paslanmaz çelik tamamen el işçiliği
Saat

Hava Durumu
Anlık
Yarın
24° 30° 17°
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar2.99833.0104
Euro3.35243.3659